biyoloji dünyası

29/7/2008 - tarihçilerin kutbu

Kategori: Gündemden

Yaz ayları hepimiz için bir başka geçiyor.Tempo çok yüksek.Tatile çıkmak,gelen misafirleri ağırlamak.Vakit buldukça kitap okumak,denizegitmek….

İnternete giremiyorum hızlı yaşam temposundan .Uzun zamandır blogumu ihmal ettim.Bugün bir mail aldım.Blogumu ziyaret eden ve beğenen birisinden.Üsttelik kitap okumasını da çok sevdiğini öğrendim.Bu gün onun hatırı için henüz bitirdiğim-‘tarihçilerin kutbu’ ‘’Halil İnalcık Kitabı’’—kitaptan birkaç bölüm aktarıyorum.Umarım tarihi seviyordur.

Sayfa 226

-Ne  yapıyorlardı?

-Bu bilgiyi onların kendi literatüründen öğreniyoruz.Müslümanlara ait gemileri zapt ediyorlar.Hacıları yakalayıp ,burunları kulaklarını kesip çuvallara dolduruyor ve Kahire’ye ,Arabistan’a gönderiyorlar…Dehşet vermek için ..Portekizlilerin Karavel denilen yüksek bordalı gemileri var;Müslüman gemiler o gemilere ve ateşli silahlara karşı koyamıyor…

…..

…..

Portekizliler,Kızıldeniz’e girmek için her yıl saldırdılar,Basra Körfezi’nde Hürmüz’ü aldılar1509’da…Kızıldenize girdiler,Cidde’yi alıp Medine’ye girmeyi,orada Hz.Muhammed’in mezarından kemiklerini alıp Kudüs’te Saint Sepulcure,yani İsa’nın mezarı ile takas etmeyi bile planladılar.

….

…..

Yani,İslam dünyası Portekizlilere karşı himaye için gözlerini Osmanlılara çevirmişti.Modern Araplar tarihlerinde bundan hiç bahsetmezler,aksine Türk devri bir sömürü ve baskı devri olarak okutulur.

…………

Sayfa 283

-Peki ağız haberi deniyorsa biz bugün nereden biliyoruz?

-Vesikalardan…E.CHARRÉRE,16.yüzyıla ait 4 cilt Fransız Arşiv vesikalarını neşretti.(Negociations de La france dans Le Levant,Paris,1860).1543 ‘te imparator Şarlken çok kuvvetli hale geldi,Ceneviz amirali Andrea Doria onun hizmetine girdi,donanması çok kuvvetlendi…Hatta bir aralık gelip Mora’da bir kaleyi aldı…O zaman Fransız kralı tekrar Osmanlı’dan yardım istiyor;sultan da Macaristan üzerinden Habsburglara ,Almanya’ya sefer yaparken denizden Fransa’ya yardım için Barbaros Hayrettin’i tayin ediyor;100 kadırgalık bir donanma ,30 bin askerle Marsilya’da kendini gösteriyor.

………

…….

Nice önünde Fransızların beceriksizliği Hayrettin’i kızdırıyor;mesela yeterince almadıkları için barutları bitiyor(gülüyor),Fransızlar askerlere vaat ettikleri yiyecek yardımı yapamıyor,Nice’yi alamıyorlar.Fakat Hayrettin’in akınları neticesinde Güney Fransa’daki bugün Provence denilen bölgenin halkı Fransız kralını tanıyor.Ertesi bahar Hayrettin tekrar İtalya sahillerini vuruyor,Fransa kralının aracılığı ile ,papalık arazisine hücum etmiyor.Yalnız Şarlken’in kontrolü altındaki bölgelere akınlar yapıyor,halkı esir ediyor vs.Fransızlara böyle yardım etmişiz,bu kadar fedakarlık yapmışız,Fransız tarihçileri bunu yazmaz.Mesela büyük Fransız tarihçisi Michelet ,’Hayrettin geldi,sultan için manastırdaki kızları toplayıp  gitti ‘’ diyor.

-         Belli bir imajiı tekrarlıyor,ayıp

-         -Ayıp.Michelet’nin yazdıklarını okuduktan sonra hakikati yazmak zorundayım.Bütün öğrencilerime  de söylüyorum,bizim tarihimiz Batı’da ziyadesiyle çarpıtılmış bir tarihtir.

…………..

 

Sayfa 394

-Sizden önce bu konuya böyle bakan olmamış bildiğm kadarıyla değimli?

-Türlü yaklaşımlar ama benim yorum birçok şeyi aynı zamanda açıklıyor.Benzeri bir durum Türkiye-Hindistan arasında vardı.Naima ,18.yüzyılın başında ,bizim batıdan kazandığımız altın ve gümüş ,satın aldığımız pamuklular yüzünden Hindistan’a akıyor,elimizde kalmıyor,gözlemini yapmıştır…Hintliler bizden mal almıyor ama devamlı para gidiyor oraya ;baharat,basmalar Keşmir şalı vs.alıyoruz…İlk defa bir tarihçi ,Naima ,bu bu ekonomik olaya dikkat çekmiştir.Ama Türkiye ,İngiltere gibi bir çıkış yolu bulamadı

-Biz İngilizler gibi pamuklu imal edemiyoruz anlamında mı?Bizde de pamuklu üretiyoruz ama…

-Bizim yaptığımız pamuklar ince türban,tülbent yapmaya uygun değil,onun için Hindistan bize her sene muazzam paraya tülbent satıyor…Koca mücevveze kavuğu bizim pamukludan yapsanız başınız düşer(gülüyor);üç-beş kilo olur.Çok ine ve altınlı türbanlar Hindistan’dan.Piyasa narhında on altına kadar çıkıyor bir türban.

--Çok para olmalı…

-Evet.Ne yapıyorbizimkiler o zaman ?Taklitlerini yapıyor ama rekabet edemiyor.İngilizler makine ile ucuz ve mükemmel tülbent yapmaya başlayınca İngiltere’den almaya başlıyoruz,Yani dünya pazarındaki sanayi devrimiyle İngiltere ,pamuklu sanayinde dünyada birinci oluyor.

--Peki Hindistan’daki gelişmeler ne ouyor?Ne yapıyorlar buna karşı?
-Orada pamuklu sanayi çöküyor,onlar da İngiliz pamuklularını kullanmaya başlıyor.O zaman Hindistan ,İngiltere’ye sadece pamuk ihraç eder duruma düşüyor.

…..

….

Sevgili Ozan tahmin ettiğin gibi bir söyleşi kitabı .Okurken karşılıklı konuşuyormuşsun gibi geliyor insana .Dünya çapında Türk tarihçi Halil İnalcık için kitabın önsözünde şöyle yazıyor

‘’Ömrünü tarihe,özel olarak Osmanlı tarihine vermiş,bu alanda yerleşmiş pek çok yanlışlığı düzeltmiş,tarihin bilinmeyen gerçeklerini ulaşılması en zor belgeleri konuşturarak dünyaya sunmuştur’’

İyi tatiller…

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu
Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

Hakkımda

2000'li yılların bilimi olan biyolojide yeni gelişmeleri paylaşma.

Bağlantılar

  • Ana Sayfa
  • Profilim
  • Blog Arşivi
  • RSS

    Kategoriler

    Arkadaşlarım

  • anilir
  • mzens
  • alphiksunur
  • Kayıt: - Toplam:
    Son Sayfa | Sonraki Sayfa